Joomla! yüksek etkileşimli ve çok-dilli Web siteleri, çevrimiçi topluluklar, medya portalları, bloglar ve e-Ticaret uygulamalarının hızlıca oluşturulabilmesi için tasarlanmış bir açık kaynak içerik yayınlama sistemidir.


Joomla! LogosuJoomla! geniş hacimli HTML belgeleri ve zengin medya içeriklerini yönetmek ve yayınlamak üzere hazırlanmış kolay-kullanımlı grafik kullanıcı arayüzü (GUI) sunar. Her boyutta organizasyon tarafından Genel Web Siteleri, Dahili Ağlar ve diğer ağlar için kullanılmaktadır. Ayrıca binlerce kullanıcılı topluluk tarafından desteklenmektedir.

ZİYARETÇİLER

Bugün37
Dün495
Hafta2448
Ay532
Tümü219693

(C) Fliesenstadt

Kimler Sitede

Şu anda 10 konuk çevrimiçi

DİL

Sosyal Paylaşım


sound by jbgmusic
SARIKIZ EFSANESİ

  

  

  

  

  

  

Sarıkız, Çanakkale iline bağlı Ayvacığın bir köyünde ailesi ile yaşarken,küçük yaşta annesi vefat eder. Babası sarıkıza “biliyorsun anneni çok severdim, burada çok hatırası var, anneni unutmam zor oluyor. Buradan göçelim" der ve Kaz dağlarının eteğindeki Güre köyünün yakınlarındaki Kavurmacılar köyüne gelerek yerleşirler. Burada çobanlık yaparak geçimlerini temin ederler.

    

  

 

Köyde çok sevilirler. Köyün yaşlıları, gençleri sarıkızın babasına akıl danışırlar. Köylüler onun ermiş olduğunu düşünürler. Aradan yıllar geçer Sarıkız büyür  güzel bir kız olur. Babası da yaşlanır. Aklında hep hacca gitme fikri vardır. Hacca gidebilmek için namazında niyazında sürekli Allah’a yalvarır. Sarıkız babasının bu isteğini yerine getirmesi için onu teşvik eder. Babasına artık büyüdüğünü kendisine bakabileceğini, daha fazla yaşlanmadan hacca gitmesi gerektiğini söyler. Babası kızını komşusuna emanet eder, hacca gider. O zamanlar hacca gitmek şimdiki gibi değil, belki altı ay, belki de daha fazla, yaya gidilip geliniyordu

 

           

  

                                                    

                                      

  

  

 

Babası hacca gittikten sonra, köyün delikanlıları, Sarıkıza talip olurlar. Sarıkız hiçbirine yüz vermez. Onlarda dedikodu yayarak Sarıkıza iftira ederler.

Baba hacdan dönünce kimsenin yüzüne bakamaz, selamını almazlar. Sarıkızı teslim ettiği komşusuna bunun sebebini sorduğunda, Sarıkızın kötü yola düştüğünü söyler.

 

Baba günlerce düşünür. Adet olan hac hayrını da yapamaz. Köyde yaşayabilmesi için namusunu temizlemesi gerekmektedir. Fakat çok sevdiği kızını öldürmeye kıyamaz.

 

  

Yanına aldığı birkaç kazla, kızını, kazdağının zirvesine götürüp oraya bırakır. Orada  yabani hayvanlara yem olacağını düşünür.

           

         Aradan yıllar geçer. Bayramiç tarafından gelen yolcuların dağda yollarını kaybettiklerinde, darda kaldıklarında kendilerine sarı bir kızın yol gösterdiğini, yardım ettiğini söylerler. Kazlarının olduğunu, hatta bunların bir gün Bayramiç ovasına inerek çiftçilerin mahsulüne zarar verdiğini, köylülerin bu durumu sarıkıza söylemeleri üzerine, Sarıkızın eteğine doldurduğu taşları saçarak, bir avlu oluşturduğunu, kazlarında artık aşağılara inmediğini söylerler. Kaz avlusu diye anılan bu alanın duvar kalıntıları günümüzde bile gözükmektedir.

           

       

  

  

                                                   

Bu hikayeleri dinleyen baba, bunun kızı olabileceğini düşünür. Dağın yolunu tutar, zirveye vardığında, duvarlarla çevrili kazların bulunduğu bir alanla karşılaşır. Kızını bugün sarıkız tepe diye anılan yerde bulur. Sarıkız, babasını gördüğüne sevinir. Ona saygı gösterir, hürmet eder. Babası namaz kılmak için abdest almak ister.

 

Sarıkız, abdest alması için babasının eline su döker. Babası suyun tuzlu olduğunu söyler. Sarıkız aceleden yanlışlıkla denizden aldığını söyler ve testisini vadilere doğru uzatır. Yeni doldurduğu suyu babasının eline döker. Babası buz gibi tatlı suyu tadınca kızının erdiğini anlar. O sırada siyah kara bir bulut gökyüzünü kaplar, Sarıkız kaybolur.

 

Babası kızının erdiğine, sırrının açığa çıkması nedeniylede kaybolduğuna kanaat getirir. Kızına iftira edildiğini anlar ve köylülere beddua eder. Bugün Kavurmacılar köyünde yaşayan kimse kalmamış, muhtar, köy mührünü, yaşayan kimse kalmadığı için Kaymakamlığa teslim etmiş ve köyün adı kütükten silinmiştir.

 

   

 

 

 

 

Sarıkızın babası üzüntü ile tepelerde dolaşırken bugün Baba tepe (Cılpak tepe) denilen denilen yerde çobanlar tarafından ölüsü bulunur. Yöre halkı Sarıkıza dağın yassı taşlarını üst üste koyarak mezar yaparlar. Sarıkızın mezarının olduğu tepeye Sarıkız tepe, Babasının bulunduğu tepeye Baba tepe derler. Yöre halkından Türkmen ve Yörükler her yıl ağustos ayında Sarıkızı ve babasını anmak için buralara çıkarak yıllardan beri süren etkinlik düzenler örf adet ve geleneklerini yerine getirirler.

 

 

 

Yorumlar  

 
+1 #1 yaren 11-04-2013 16:28
güzel olan efsanelerden biri :lol:
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Telif Hakkı © 2014 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.

Joomla free themes made by Lonex.

KAZDAĞLARI

                                                                                                                                    

 KAZDAĞI MİLLİ PARKI

 ALAN KILAVUZU

 

   0 532 491 67 33

 

 EVİNİZ KADAR RAHAT

 

  

Castro & Antandros

 

EDREMİT

BURHANİYE

AKÇAY

 

İLETİŞİM